. . . . . GAZETECİ – YAZAR

Author

Abdurrahman Pala

Abdurrahman Pala has 28 articles published.

Galatasaray güle oynaya kazandı

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Son dört maçını kaybeden Kasımpaşa, Galatasaray karşısında evinde çok kolay teslim oldu. 1-4

Son yıllarda bu kadar kötü bir Kasımpaşa izlemedim.

Her halde Diagne’yi satınca bütçeyi doğrulttuk. Bundan sonrası çok önemli değil diye düşünüyorlar.

Geçtiğimiz maçlar da da Kasımpaşa çok kötüydü. Rizespor’a evinde yenildiği gibi bu defa da Galatasaray’a hiç direnç gösteremeden teslim oldu. Bu haliyle düşme potasına bile gidebilir. Takımda her şey güzel giderken Kemal Özdeş’i gönderen ve büyük umutlarla takımın başına getirilen ve hedef Avrupa diyen Mustafa Denizli de hedefi büyütmüştü.
Dedim ya;
Bedavaya aldığın topçuyu 10 milyon euro’ya satınca bütçeyi denkleştirince mesele bitti gözüyle bakılıyor.
Ne de olsa anonim şirket…

Maça gelince;
Maçın 6. dakikasında bu sahada ıslıklanan Diagne Huseyin’e yaptığı foul sonrası kırmızı kart ile atılmalıydı.
Bunun dışında ikinci yarıda sarı kart gören Diagne maç boyunca hiç bişey yapmadı.

Trezeguet toptan kaçan Emre Taşdemir ve Belhanda’nın hatasını çok iyi değerlendirdi ve çok güzel bir gol attı.
Belhanda’nın 23.5 metreden 94 kilometre hızla attığı şut çok güzel gol oldu.
Feghouli’ Belhanda’nın pasında sadece dokundu ve ikinci golü yaptı.
Üçüncü gol tümüyle Donk’un akıl dolu hareketi
Aşırdı ve aşırtma ile golü yaptı.
Dördüncü gol Ali Palabıyık’ın avantaj kuralını uygulaması sonucu Feghouli hattrick yaptı.
Bundan sonra sanki her iki takımın oyuncuları “Bitse de gitsek” formatına döndü. Galatasaray gelmedi. Kasımpaşa varlık gösteremedi.
Maç her iki devrede de 3 dakika uzatıldı.

Ali Palabıyık gözle görülen bir hata yapmadı. Belhanda hariç
Diagne’nin pozisyonunu VAR hakemi Halil Umut Meler’e yazıyorum.
Ali Palabıyık sarı kart göstermesine rağmen Belhanda’yı atamadı.
Ama;
Durumu farkeden Fatih Terim yapacağı değişikliği değiştirdi ve Belhanda’yı oyundan aldı.

Şimdi;
Galatasaray önüne bakacak
Aynı zamanda liderin puan kaybetmesini bekleyecek.
Gerçek fikrimi sorarsanız Benfica karşısında ve Kasımpaşa karşısında Galatasaray’ı hiç beğenmedim.
Emre Taşdemir’i denemek iyi ama kart görmediği maç yok.
Onun değiştiği solbek ise Galatasaray’ın oyuncusu değil.

Kasımpaşa maçında özel bölümü Selçuk’a açıyorum.
Bu kadar ciddi ve disiplinli gerçek manada oyunun içinde olduğu bir maçı yakın zamanda hatırlamıyorum.
Çok güzel maç çıkardı.
Oyun kurmak (orayı Donk’a bırakmış)yerine kendini biraz daha ileri atarak 8 numaraya geçmesi çok güzel bir tarih yazdı.
Kendisini kutluyorum.
Onyekuru’yu ciddiyete davet ediyorum.
Diagne Bu haliyle Galatasaray’ın başına bela olur.
İki maç oynadı
İki maç da onun için birinde penaltı’dan gol atmasına rağmen iyi geçmedi.
Bundan sonrası için de umudum yoktur.

Galatasaray İzmir’de altın buldu

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Türkiye Süper Ligi’nin sıkıntılı takımı Galatasaray, kendisi için çok zor hava ve saha şartlarına rağmen İzmir’den 3 puanı almış olarak dönüyor.

Galatasaray şimdi Başakşehir’in ilk yarıda mağlup olduğu Kasımpaşa karşısında çıkaracağı maça gözünü dikmiş durumda…

Puan durumunda gol averajını da düzelten Galatasaray için umut vadediyor.
Kasımpaşa’nın galibiyeti veya Başakşehir’in puan kaybetmesi Galatasaray’ın ekmeğine yağ sürecektir.

İkinci yarıda Başakşehir ile maç yapacak olan Galatasaray, kendi göbeğini kesme şansı bulacaktır.

Ligin iyi takımlarından olan Göztepe kendi evinde zor tabiat şartları altında Galatasaray’a karşı puan veya puanlar alsaydı, hem Galatasaray’ın umutlarını bitirecek, hem de Göztepe gözünü yukarı dikecekti.

İlk 30 dakika iki takım da açık vermemeye, boşluk bırakmamaya çalıştı.
Top sürmenin çok zor olduğu sahada daha çok yüksek toplarla sonuca gitmeye çalıştı.
Maçın kırılma anı belki de penaltı kararıydı.
Daha önce düşürülen Sinan’ı kendini yanıltmaya yönelik eylem yaptığı iddiasıyla (Sinan’ın ısrarla hayır demesine rapmen) sarı kart veren Hakem Penaltı kararında Var hakemi Cüneyt Çakır’ın etkisinde kaldı. Top rakipten ve bedenden geliyor.

Topu köşeye atmaya çalışan Göztepeli futbolcu klas gol yapmaya çalışırken takımını galibiyetten etti.

Göztepe’nin iki topu direkten döndü.

Kemal Özdeş neden ligimizin yerli olarak en başarılı futbolcusu Yasin’i sahaya sürmedi.
Bunlar bilmediklerimiz.
Sahadan gördüklerimize gelince;

İkinci yarıya başlayan Galatasaray’ın kondisyonunda çok belirgin bir düzelme var. Takım 100. dakika da bile oyundan kopmadı.

Muslera gibi kaleciye o hataları yapmak da yakışmadı.

O hatalardan biri gol olsa Galatasaray zor viraja girerdi.

Galatasaray’ın bulduğu stoper sınıfı geçti.
Ayağına hakim, telaşsız ve ne yaptığını biliyor.

Onyekuru Rodrigues’in yerini çok rahat dolduracak.
Gelecek günlerde daha iyi performansları olacak umuyorum.

Özetle;
Galatasaray İzmir’de altın buldu.
Şimdi önüne bakacak ve yukarıyı zorlayacak.

Beşiktaş zorda…

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Haftanın açılış maçında Beşiktaş kendi evinde ligin dibindeki takımlardan Büyükşehir Belediye Erzurumspor’a 1 puan verdi.

Kaybı 3 puan da olabilirdi.

Ortaya çıkan sonuçta Erzurumspor kalecisi Sehic’in payı büyük. 4 net pozisyonda gole izin vermedi.

Maç boyunca dağınık bir görüntü veren, kopuk kopuk oynayan Beşiktaş Adem, Ouaresma ve Burak ile bulduğu şanslardan yararlanamadı.
Belki Vodafone Park’ta son maçını oynayan Quaresma, gol atabilmek için çok çabaladı.

İki pozisyonda da kaleciyi geçemedi.
Maç sonucuna doğru iyice sinirlenen Quaresma, hatıralarda güzel izler bırakmak isterken kırmızı kart ile sahayı terketmek zorunda kaldı.

Goller de enteresan
Ortasahanın dinamosu Dorukhan her iki kaleye birer gol attı ve bunu 10 dakika içinde yaptı.
Beşiktaş’ın yediği gol olacak şey değil.
Serbest atıştan top gelmiş kaleye vurulmuş artık burada top ya havalandırılır ya da kornere atılır.
Vasat oynayan Necip ayağına gelen topu can havliyle vurunca o da sahanın en iyilerinden Dorukhan’a çarptı ve top kaleye yöneldi. Gol.
Beşiktaş seviyesindeki bir takım, orada oynayan Necip gibi bir topçuya bu hareket yakışmadı.
Şenol Güneş saygı duyduğum, herkesin de saygı duyması gereken bir hoca.
Ama
Bu sene garip şeyler yapıyor.
Burak ile maça başlıyorsan ayağı düzgün, ona orta yapacak Caner de sahada olmalı.
Olmadı.
Caner’i sahaya attığı zaman ise tam “Hah” demiştik ki baktık. Burak dışarı alınıyor.
Bu bizim anlayabileceğimiz bişey değil.
Kimseye de anlatamazsınız.
Beşiktaş seyircisi de Burak ile uğraşmaktan vazgeçmeli.
Burak artık bu takımın gol umudu.
Ona destek olmak her Beşiktaş taraftarının görevi.
Lig lideri ile aranızda bugün 5 puan var. Fark 8 puana da çıkabilir.
Kupa’da yoksun. Avrupa’da yoksun.
Önünde tek hedef var. Onun için de kayda değer çaban yok.
Yani;
Beşiktaş zorda.
Gelecek günler daha da zor olacak gibi…

Otomotiv sektörü yine şampiyon

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Vecihi Hürkuş’u kendi yaptığı uçakla İzmir’e uçtuğu için mahkum etmiş bir toplumuz.
Nuri Demirağ’ın kendi fabrikasında yaptığı uçakları değil satın alıp kullanmak, ürettiğiuçaklarını başka ülkelere satmasına bile mani olmuşuz.
34 idealist genç mühendisin 135 gün süre verilerek imal ettikleri Devrim otosu da deposuna benzin konulmadığı için yolda kalınca üretmekten vazgeçmişiz.
Halbuki;
135 güne geceli gündüzlü çalışarak, daha önce otomobili olmamış, başkasının otomobiline bile binmemiş idealist demiryolcu mühendisler istenen aracı hem de dört adet imal etmişler.

Araçlardan 3’ü Ankara’ya götürülürken bir gizli el “Lokomotif’ten gelen kıvılcım araçları tutuşturabilir. Araçlara benzini Ankara’da koyarsınız.” demiş ve bu tezini yönetenlere kabul ettirmiş ki; 3 devrim otomobili Ankara’ya tren katarında benzin olmadan gitmiş.
Gar’ da indirilen otolar çevreden bidonlarla bulunan bir kaç litre benzinle TBMM’nin önüne getirilince Cemal Gürsel’i almış yola çıkmış 2 kilometre gitmeden yolda kalmış Cemal Gürsel “Garplı gibi düşünüp otomobil yaptık. Türk gibi davranıp benzin koymayı unuttuk” deyip otomobilden inmiştir.

Resmi tarihin bize öğrettiği bu olay üzerine Devrim’in üretilmesinden vazgeçildiğidir.
Halbuki Cemal Gürsel ikinci devrim aracıyla Hipodroma gitmiştir.
Yapım aşamasında kendilerini Eskişehir’de ziyaret eden aynı Gürsel 34 idealist mühendisi kutlamıştır.
Nedendir bilinmez
Bu proje rafa kalkmıştır.

1967 yılında ilk Türk otomobili Anadol’un imali gündeme gelince de belli mahfiller “ Ne olacak canım montaj” diyebilmişlerdi.
70’li yıllara geldiğimizde TOFAŞ ve OYAK-RENAULT fabrikaları kurulurken de aynısını dedikleri gibi…
“Montaj” diye hafifletmeye çalışılan o çalışmalar bugün Türkiye’yi otomotiv üretim üssü haline getirdi.
Bursa’da yanan bu ateş Hyundai ve Toyotasa ile İzmit’e, OPEL ile İzmir’e sıçradı.

Magırus Deutz otobüsleri üreten Ünver Sanayi Tesisleri bugün Otokar adıyla 23 ayrı model ve üretim ile avrupa’nın gözdesi.
Hyundai ve Toyota (artık Toyotasa değil) önemli segment araçlarını Türkiye’deki üslerinde üretiyor ve dünyaya satıyor.
Ford İzmit’teki fabrikasından 3 modeli ile dünya’ya İzmit’ten hükmediyor.

Bu hafta gelen sevindirici haber ise yine Bursa’dan…
Türkiye’nin en büyük otomobil ve motor üreticisi Oyak Renault, 602 bin 421 motor üreterek yeni bir rekora imza attı.

Yıllık 378 bin otomobil ve 920 bin motor üretim hacmi ile Renault’nun en yüksek kapasitesine sahip tesislerinden biri olan Oyak Renault fabrikalarında, Clio IV, Clio Sport Tourer ve Yeni Megane Sedan modellerini, ayrıca bu modellerde kullanılan motor ve mekanik aksamı üretip ihraç edilmektedir.

Ürettiğimizin çoğunu ihraç ediyoruz. İç pazardaki daralmaya rağmen…
Çünkü hurda ve ÖTV ile verilen devlet teşviklerine rağmen otomobil satışları yurtiçinde yüzde 50 azalmış durumda…
Otomotiv sektörümüz ihracatımızın da lokomotifi.
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin yıl sonu verilerine göre otomotiv ihracatımız 31.5 milyar dolar’ı aştı.
Türk otomotiv endüstrisi 2018 yılında ihracatta üst üste 13. şampiyonluğuna ulaştı.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Geçen yıl 31 milyar dolarlık ihracat hedefimizi geçmekle kalmadık, yine Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunu da tazeledik” diyor.
Ülkemde güzel şeyler oluyor.
Bunları görmezden gelemeyiz.

Sudan sebeblerle yatırımların önünün kesildiği, korumacılıkla daha iyi ürüne ulaşmanın zor olduğu günlerden buralara geldik.
Otomotiv devlerinden Wolksvagen bu yıldan başlayarak ülkemizde fabrika kuracak.

Aksaray’daki Man ve Mercedes yatırımlarını, BMC’nin İzmir’de yaptıklarını kayda değer yatırımlar.
Lassa en büyük tesisini kuruyor.

Bize lazım olan önce “Kafamızı kuma gömmek”ten vazgeçmek, Türk insanına ve müteşebbisine güvenmek, ufkumuzu güzel projelere açmaktır.
Kağıt’tan aslanlar yerine gerçek müteşebbislere destek olmak ve onların önünü açabilmektir.
Devletin görevi de budur.

Beşiktaş kazanamadı

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Beşiktaş kazanamadı

Bu sene Vodafone Park’ta Antalyaspor ve Sivasspor’a mağlup olmaktan kurtulamayan Beşiktaş Trabzonspor karşısında da kazanamadı. Maç 2-2 beraberlikle bitti.
Ama;
Maçla ilgili söylenecek çok şey var.
Birincisi Trabzonspor’un genç kalecisi
Maç boyunca 7 gollük şutu ya kurtardı ya da out’a attı.
Başka bir kaleci bu gollerin yarısını rahat yerdi.
İkincisi Beşiktaş’ın yumuşak ortasahası.
Orada 36 yaşına gelmiş Atiba hepsinden iyi.
Dorukhan tamam ama henüz istenilen kıvamda değil.
90 dakika bittiğinde 2 puanı kaybettiği için hangi takım üzülsün siz karar verin.
Trabzonspor adına 7 gollük şutu kurtaran kaleci için belki bu bir puan ödül.
Bence;
Maç boyunca Trabzonspor Beşiktaş’tan daka iyi top oynadı.
Daha çok pozisyon buldu.
Sonuca da gitti.
Şenol Güneş’e söz söylemeyi doğru bulmuyordum.
Söyleyenlere de kızıyordum.
Bu maça bakınca bazı şeyleri söylemek zorundayım.
Gökhan Gönül ve Caner Erkin takım kadrosunda ise maça onlarla başlanır.
Onları bekletmenin anlamı olmadığını ikinci yarıda bu oyuncular oyunlarıyla gösterdiler.
Caner’in iki kafası var. iki tane gol pası var.
İkinci Beşiktaş golünde Gökhan Gönül’ün topu o boyu ile arkaya aşırabilmiş olması “Necip yerine mutlaka ben tercih edilmeliyim” mesajı veriyor.
İkinci yarıda oynadığı oyunu Beşiktaş oyuna başlasaydı sonuç kesinlikle bu
olmazdı.
Halil Umut Meler iyi bir maç yönetti gibi görünüyor.
Bariz hatası yok.
Bana göre Dorukhan’ın ikinci golü gol
Offiside denilen eylem ile gol arasında 9 ayrı eylemvar.
Bu kadar oyun geçmişken yaklaşık iki dakika sonra atılan gole offiside demek ona yakışmadı.
Ligin ilk yarısı gelecek hafta bitecek.
Gelecek hafta Beşiktaş bu hafta mağlup olan Kasımpaşa’ya konuk olacak.
İşi bayağı zor.
Trabzonspor evinde oynayacağı ligin dibine demir atan Rizespor’u yenerse bu yıl şampiyonluk şarkıları söylemeye hak kazanır.
Trabzonspor takım olarak da çok diri…
Sosa’nın yönlendirdiği oyun içinde Yusuf’un Abdülkadir’in Hüseyin’ın Onazi’nin katkıları Trabzonspor’u uçurur.

Fenerbahçe düşme potasında

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Spor Toto Süper Lig’in 15. haftasında Fenerbahçe, Akhisarspor’a konuk oldu. Ligde zor günler geçiren sarı-lacivertliler, Akhisarspor deplasmanından da istediğini alamadı ve sahadan 3-0 mağlup ayrıldı.

Fenerbahçe, aldığı bu mağlubiyetle küme düşme hattına gerilerken tarihi bir başarısızlık yaşamış oldu. Akhisarspor’a Fenerbahçe karşısında Bokila ve Manu ve Regattin’in golleri galibiyeti getirdi. Bu sonucun ardından Akhisarspor, Süper Lig’de puanını 16’ya çıkarırken, Fenerbahçe 14 puanda kaldı. Sarı-lacivertli ekip 16. sıraya gerilerken, haftayı da düşme hattında tamamladı.
Fenerbahçe’ye ezici oy farkıyla üstelik Aziz Yıldırım’a karşı kazanan Ali Koç sınıfta kalmıştır.
Kafilenin otobüsle dönme kararını tam iflastır.
Hele hele bu karar yöneticilik adına hiç bir şeyi yapamayacağının, yapmaya kapasitesinin olmadığının ifadesidir.
Başkaları gibi bu kararı çok eleştirmek istemem.
Akhisar’dan Gaziemir havalimanına gitmek, orada beklemek uçağa binmek, Sabiha Gökçen’den Samandıra’ya gelmek zaman açısından aynıdır.
Üstelik yapılan otoyol sayesinde Otobandan gidiş daha konforlu olabilir.
Ancak;
Fenerbahçe başkanı bir mağlubiyetin ardından takımına böyle bir ceza veremez. Vermemelidir.
Bu amatörlüktür.
Bu başka sorunların tetikleyicisidir.
Tarihe geçen bu karar aynı zamanda yöneticilikte zaaf örneği olarak gösterilecektir.
Fenerbahçe’nin sorunu oyuncularda değil.
Cezalandırılanlar onlar.
Akhisar’ın birinci glünde Harun’dan dönen topun önünde 3 Fenerbahçeli bir Akhisarsporlu var. Bir Akhisar’lı 3 Fenerliye rağmen golü yaptı.
İkinci gol Üçüncü gol Fenerbahçe’nin defolarını ortaya koydu.
Şu unutulmamalıdır ki
Fenerbahçe’nin küme düşme potasına gelişinde birinci sorumlu Comolli ve Cocu’ya teslim olan Yönetim Kurulu ve Ali Koç sorumludur.
Bunca yaşananlara rağmen hala Comolli iş başındaysa, Rize maçından sonra taraftara gidip “Hiç bişey eskisi gibi olmayacak. Siz çok üzdüm. Özür diliyorum” gibi laflar eden başkanın hala bişey yapmamış olması kredisini güneşin karı erittiği gibi eritiyor olmasını da seyrediyor.
Yarın Comolli’yi gönderse Ersun Yanal’ı getirse ne olacak ki;…
Kendi tükürdüğünü yalayacak.
Büyük adamsan yalanacak yere tükürmeyeceksin.
“Hata ettim” demesini de bileceksin.

Şampiyon filmi üzerine

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Geçen hafta çarşamba gecesi bir şanssızlık yaşadım.
Şampiyon filminin galası için Zorlu PSM’ye gittim.
Basın kartını gösterip içeri geçtim. Fotograflar çektim.
Oyuncularla ayaküstü sohbetler yaptım.
Filmin izleme saati gelince baktım ki herkesin elinde koltuk mumarası var.
Benim yok.
Desk’e gidip durumu anlattım.
Basın kartını ibraz ettim.
Görevli arkadaş
“Davetli listesinde adınız yok. Siz filmi izleyemezsiniz” dedi.
Ne söylediysem kar etmedi. Çaresiz filmi izlemeden salonu terkettim. Yağmur altında ıslana ıslana evime geldim.
Çok zoruma gitmişti. Eposta atarak durumu ilgililerin duymasıma imkan tanıdım(adres yanlışmış ama olsun)
Aslı Başar isimli bir hanımefendi bana döndü.
Nezaket timsali edasıyla, önce gecede başıma gelenler den dolayı üzüntüsünü iletti.
Sonra da bana VİP davetiye temin edeceğini ve ne zaman filmi izlemek için zamanımın olduğunu sordu. Cevahir’de pazar günü filmi izledim.
Belgesel üstadı Behlül Dal’ın talebesi olarak filmin belgesel mantığı, kurgu ve olayların veriliş şekli olarak kusursuz olduğunu gördüm.
Boldi’nin şahsında filizlenen tertemiz bir aşk hikayesinin filmin içine ustalıkla yerleştirildiğine şahit oldum.
Mekanlar ve diyaloglar olarak eksik göremedim.
Tecrit odası’ndaki hasta o gece hara’ya nasıl geldi o biraz absürt..
Sonunda Halis Karataş’ın eşi için söyledikleri ve aradığı “Bitanem” sesi benim de gözyaşlarımı tutamadığım an oldu.
Emeği geçen herkesi kutluyorum.
Fikret Kuşkan muhteşem oyun çıkarmış.
Sanırım sayın Atman’ın hayatını incelemiş
Özdemir Atman’ın canlı yayınlarda söylediği veciz cümleler de filmin içine serpilmiş.
En çok da ona memnun oldum.
Bu ve benzeri bibliyografya filmlerinin artmasını temenni ediyorum.
Bold Pilot bu ülkenin bir evresine damgasını vurmuş bir attı.
Sevinçlerin, kederin, duygunun ve iki canlı arasındaki uyumun simgesi oldu.
Ölümü bile haber oldu.
O gerçeği o at da ve jokeyinde görme feraseti de ömrünü bu işe adamış Özdemir Atman’ın yeteneği…
Konu buraya gelmişken…
Biz de at yarışlarına kumar eylemi gözüyle bakılır.
Bu yanlış
Ben gençliğimde Veliefendiye gidip piknik yaptığımı, doğada muhteşem saatler geçirdiğimi, 3-5 kuruşluk oyunlarla da günüme heyecan kattığımı hatırlıyorum.
Hadiseye mahsa kumar gözüyle bakmamak lazım.
Peygamber efendimiz
“At nasiyesinden hayra ve iyiliğe bağlıdır.”
buyurmuştur.
Türklerin akınlarında en büyük yardımcısı atıdır.
En büyük ve anlamlı savaş aletidir.
Onun için at etini haram olmamasına rağmen biz Türkler hürmeten yemeyiz.
Yine
Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Şu üç şeyde armağan vardır: Deve yarışı at yarışı ve ok yarışı.”
Yani At yarışına kumar diyecek ilahiyatçılar bi daha düşünsün.

Kağıt’tan Aslan yine berabere

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Süper Lig’in 15. haftanın en önemli maçı Galatasaray-Rizespor maçıydı.
Rize can derdindeydi.
Fenerbahçeyi yenen takım 14 haftada 10 puan toplayabilmişti.
Galatasaray ise geçen hafta Beşiktaş’a mağlup olmuştu.
Daha da önemlisi son dört maçında Türkrelekom stadında muhreşem seyircisine rağmen galip gelemiyordu.
Böyle bir atmosferde 2-0 öne geçen Galatasaray daha farklı kazanabileceği bir maçta yine berabere kaldı.
Laubalilik sebebiyle…
Aslında maç sonuna göre 2 puanı kaybeden Rizespor takımıydı.
Biraz daha dikkatli olsalar 3 puanı alarak İstanbul’da maden bulmuş olurlardı.
Çünkü karşısındaki aslan kağıt’tan….
İlk 20 dakika fark olabilirdi.
Gol 40. dakika’da geldi.
Orada topu kurtarmaya çalışan Rodrigues topu kaybediyor Topu alan Rizespor’lu futbolcu can havliyle topla oynuyor. O top daha önce ofsayt’ta olan Selçuk’un önüne düşüyor. Selçuk’un pasına laubali bir şekilde topukla vurmaya çalışan Onyekuru’nun vuruşu tekrar Rizeliden Rodrigues’in önüne düşüyor. O da olanca hızıyla şutunu atıyor.
İkinci gol çok güzel bir hazırlık.
Nagatomo asisitini taptı. Eren kafasını vurdu.
2 – 0 dan sonra golü yiyince kağıt’tan aslan dağıldı.
O arada belki Maıcon oyuna alınsa ve biraz daha skor tutulmaya çalışılsa belki iyi olurdu.
Bunun yerine Ömer Bayram ve Linens hamleleri yumuşak karnı daha da esnek hale getirdi.
Bir stoper uzaklaştırması gereken topu kornere atar, taca atar. Ama oyun ceza sahasına ortalamaz.
Hiçbir zaman Galatasaray’ın oyuncusu olarak düşünemediğim Ahmet Çalık bunu yaptı.
Topu yükselterek rakibin pozisyon almasına da imkan tanıdı.
İkinci Rize golünde ise oyuna yeni giren Ömer Bayram büyük hata yaptı.
O da Galatasaray’ın topçusu değil.
İşler kötü gitmeye başladığında yazdım.
Dikkatli okuyucular farkedecektir.
Galatasaray’ın genç oyunculardan yeni bir takım oluşturmaktan başka çaresi yoktur.
Okan’ları Emre’leri Tugay’ları Galatasaray’a kazandıran Fatih Terim neden bu konuda ürkek davranıyor anlamıyorum.
Galatasaray’ı bu günkü durumuna bu teknik heyet ve oyuncular getirdi.
Linens’in bariz penaltısını vermeyen Ali Palabıyık gibi Galatasaray’ın bu sene çok daha hakkı yenecek.
Hele hele Federasyona karşı mahkemeyi kazanıp paranı alınca insanlar bunu unutacak mı sanıyorsun Fatih hoca…
Ben parama bakarım bana ne Galatasaray’dan diyorsan o zaman elini kalbinin üstüne koyup poz verme !
Bu takım senin eserin.
Çalışmayan, üretmeyen, kendisinden bekleneni veremeyenler hepsi senin
Hatta
Hamle oyuncusu diye aldığın Muğdat, yedek sol bek diye aldığın Ömer Bayram senin tercihin
Kavga eden teknik yardımcın ve oyuncuların senin
Kimseye bahane bulma
Gençlerden yeni bir takım kur
Göndereceklerini de Trabzonspor gibi kadro dışı bırak.
O zaman sana imparator diyeyim.
Kağıt’tan aslan ile maça çıkıp eksik gediğine bahane arama

Durdurdu ama kazanamadı

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Süper Lig’in 15. haftanın açılış maçında Alanyaspor ve Beşiktaş kozlarını paylaştı. Geçtiğimiz hafta derbi maçında Galatasaray’ı 1-0 mağlup eden Beşiktaş, Alanyaspor deplasmanında 3 puanı aradı.

Karşılaşmada iki takım da pozisyonlar yakalasa da bu ataklardan gol sesi çıkaramayınca Alanya’da oynanan mücadele 0-0 sona erdi. Takımlar sahadan 1 puan ile ayrıldı.

Süper Lig’de 15. haftanın açılış mücadelesinde Aytemiz Alanyaspor’a konuk olan Beşiktaş’ta teknik direktör Şenol Güneş, Galatasaray derbisine göre ilk 11’de zorunlu bir değişikliğe gitti. 
Siyah-beyazlı takımın teknik direktörü, Galatasaray’la oynadıkları derbi maçta sakatlanan Caner Erkin’in yerine Alanya deplasmanında, ilk 11’de Gökhan Gönül’e şans verdi. 
Aytemiz Alanyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın ise ligde son oynanan Atiker Konyaspor maçına göre ilk 11’de bir değişiklik gerçekleştirdi. 
Sergen Yalçın, geçen haftaki mücadelede 82 dakika sahada kalan Maniatis’i yedek soyundururken, Junior Fernandes’e ilk 11’de şans tanıdı. 
Kendisi için puan veya puanların çok değerli olduğu Aytemiz Alanyaspor teknik direktörü Sergen Yalçın Beşiktaş’ı önce durdurmayı denedi.
Zaman zaman bunu başardı.
Bulduğu fırsatlarla da kontatağa çıkmaya çalıştı. Tehlikeli akınlar da yaptı.
Eğer bir gol bulsalar altın bulmuş gibi sevinebilirlerdi.
Durdurdu ama vuramadı.
Ama 1 puan da kötü değil.
Aytemiz Alanyaspor Beşiktaş’a karşı kötü oynamadı.
Bulduğu fırsatları da değerlendiremedi.
Son dakikalarda Lucas’ın topu gol olsa Beşiktaş belki büyük hayal kırıklığıyla dönecekti.
Karıus maçta önemli kurtarışlar yaptı. Oyun ileri açıldığında libero gibi ileriye çıktı.
Beşiktaş akıcı bir oyun oynayamadı. Yavaş oynuyor. Maçı hızlandırmalı
Mustafa solda Babel’in pozisyonunu oynayamıyor. Başaramayınca da foul yapıyor. Değişiklik doğru ama gecikmiş bir değişiklik olarak kayıtlara geçti.
Maçın sonlarına doğru Larin ve Lowe’u sahaya süren Şenol Güneş planları yeniledi, değiştirdi ama sonucu değiştiremedi.
Şimdi Beşiktaş’ın önünde Malmo maçı var. Şu an ki tabloya göre beraberlik ikinci olmayı başarmaya yetecek.
Ama;
Beşiktaş riske girmeden galibiyeti hedeflemeli ve ülke puanına katkı sağlamalıdır. diye düşünüyorum.
Gelecek hafta sonunda ise yükselen Trabzonspor’a karşı oynayacak.
Beşiktaş adına o maç ta çok önemli…
Trabzon galibiyeti Trabzonun yükselmesine sebeb olurken Beşiktaş’ı yarıştan uzaklaştırır.
Şenol Güneş oyunu ve maçı yeniden planlamalı.
Bu Beşiktaş’ın arızaları var.
Bunları bilen ve güçlü bir rakibe karşı Beşiktaş rahat kazanamaz.

Teknoloji bize iyi gelmedi

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Spor Toto Süper Lig bu sezona başladığından bu yana Dünya Kupası’nda uygulanmaya başlanan VAR sistemi uygulanı 14. hafta maçları oynandı. Bugüne kadar VAR sistemi sorunlarımızı giderecek sanırken, tam aksine VAR dahil hakem hatalarını tartışır olduk.

Galatasaray Konyaspor maçında olmayan penaltıyı veren Hüseyin Göçek VAR’a çağrılmasına rağmen gitmedi.

Beşiktaş-Galatasaray maçında endirek vuruşu görmeyen gururumuz Cüneyt Çakır Penaltıyı VAR’ın uyarısıyla verdi.

Aynı Cüneyt Çakır Vida’nın elle oynamasına penaltı vermedi.

Keza Necip ile Onyekuru’nun pozisyonuna net penaltı demesine rağmen VAR’a çağrıldı veya gitti.

Sonunda Penaltı değil elle oynama kararıyla penaltıyı iptal etti.

Onyekuru-Necip ilişkisinde önce Onyekuru Necip’e foul yapıyor. Arkadan itiyor.
Sonra Necip Onyekuru’yu yere düşerken formasından çekiyor. Ayağını kaldırarak da Onyekuru’yu düşürüyor. Düşmeden hemen sonra top Onyekuru’nun koluna çarpıyor.
Penaltıyı iptal eden Cüneyt Çakır topun elle oynandığını beyan ederek verdiği penaltı kararını iptal ediyor.
Eylemlere bakınca Necip’in foul’u önce düşerken formadan çekme düşerken de baldırıyla düşürme hareketini yapıyor. Sonra top ayakta kalan Onyekuru’nun koluna çarpıyor.
Bu sıralamaya göre elle oynama en son eylem
En son eyleme göre penaltı kararını değiştirmek Cüneyt Çakır’a yakışmadı.
Fenerbahçe-Kasımpaşa maçında da hakem penaltı kararını verdi. Penaltıyı attırdı.
Önce kaleci ihlal yaptı. Sonra da 8 futbolcu ceza sahasını ihlal ettiler. Kaleciden dönen top gol oldu ama karar Fenerbahçe lehine endirekt vuruş…
Şimdi kural ihlali konuşuluyor.
Yapılması gereken şey penaltının tekrarıdır.
Bunun dünyadan da örnekleri var.
Kural ihlali konusunda da mağdur olan takım 3 gün içinde federasyona başvurmalı.
Başvuru MHK’de incelenip tekrar edilip edilmeyeceğine TFF karar verecek.
Teknolojinin nimetlerinden yararlanarak geldiğimiz noktalar maalesef futboldaki hataları azaltmak yerine çoğaltmamıza sebeb oldu.
Kamu vicdanı yaralandı.
Hakem kurumuna ve futbolu yönetenlere bu kadar güvensizlik futbolumuzu katlediyor.
İyiye gideceğini umarken kötüye gidiyoruz.
Herkes aklını başına toplamalı.

yukarı git