Tütün’ü kaybettik Üzüm’ü kaaybetmeyelim

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Çocukluğumda Tütün Borsası İzmir Gavur köyde açılırdı.

O Zamanlar İzmir, Manisa ve Akhisar ovası tütün  üretiminde bir numara…

Tütün üreticileri koçanlarını alıyor ve 12 ay süren yıla karşı tütünün üretimi 14 ay sürüyor.

Bir taraftan Tütünler kırılıp balyalanırken gelecek yılın fidanları da yetiştirilmeye başlıyordu. Tütün üreticisi 14 ayda bir sezonun tütünüyle meşgul oluyordu.

Tütünlerin paketlenmesi (adına balya denir) esnasında gözler tütün borsasına çevrilirdi.

Çoğu Amerikan olmak üzere Avusturya ve Almanya tütün şirketleri rekolteye ve tütünün kalitesine göre üreticiden tütün toplarlardı.

Piyasanın açılışı da İzmir’in Gavur köyünde (Bugünkü adı Demirci) yapılırdı.

Gavur köyünden yükselen tütün başfiyatı dalga dalga ovalara yayılır, ya hayal kırıklığı, ya da mutluluk getirirdi.

O yıllarda (60 – 70) tütün üretimi çok olduğu için İzmir’de de 50’yi aşkın tütün alıcısı şirket vardı.

Bu şirketler bazen üreticiyi baştan bağlardı.

Koçan vermek” denilen bu eylemde avans alabilirdiniz.

Ama;

Tütün’ü başkasına satamazdınız ve anlaştığınız tüccarın veya şirketin insafına terkedilmiş olurdunuz.

Çoğu üretici de böyle yapardı.

Buradan satın alına tütünlerle dünyanın dört bir yanında satılan ünlü sigaraların yapımı sürerdi.

Benim tütün üreticim Pall Mall, Marlboro gibi ünlü markaları içemezdi.

O Birinci diye bir sigara vardı.

Tekel’in mamul

O yıllarda hatıramda kalan fiyatı 70 kuruştu.

Biraz daha zengin hali vakti yerinde olanlar da Bafra içerlerdi.

Gelincik, Bahar, Yeni Harman, Maltepe ve Samsun o zamanların markalarıydı.

Garibim üreticimin üretttiği sigaralar dünyaya çok yüksek fiyattan sunulur ve satılırdı.

O Günlerde neden bu bölgede bu kadar tütün alıcısı şirket var. Tekel’in alımlarına rağmen diye çok düşünürdüm.

Bugün aklım eriyor ki bölgenin yetiştirdiği muhteşem tütünlerle en iyi sigaraları yapıp dünyaya satıyorlarmış.

Üreticinin kontrol ve koordine edilebilmesi için de varlık zarureti varmış.

Bugün

Yine Türk tütünü dünyanın en ünlü sigaralarının üretiminde kullanılıyor.

Ama;

Yanlış politikalar, eski iktidarlara dayatan küresel güçlerin tesiriyle tütün üreten kalmamış…

Tek tük izin alıp belgelerini Muhtar’a sonra da İlgili Tarım müdürlüklerine onaylatan üretici meşakkatine rağmen çok çile çektiği, hiç kazanamadığı Tütün üretimini terketmiş

Bugün rekoltelerde eski üretimlerin Yüzde 1’i kadar.

Yani Üretici bıkmış üretmiyor.

Yapanlar da çaresilikten katlanıyor .

Ama ;

Soru sordunmu burnundan soluyan boğa gibi mahzun ve kızgın.

Hepsi

Ülkenin Tarım politikalarının olmadığını, Tütün gibi stratejik bir ürün için ise hiç akıl yorulmadığını, teşviklerin olmadığı, adeta üretmenin zorlaştırıldığı bir dönemi resmediyor.

Ayni sorun Çekirdeksiz kuru Üzüm de de var.

Dünya’nın başka topraklarında yetişmeyen Sultaniye cinsi çekirdeksiz üzüm himayeye muhtaç.

Çaresizlikten Üzüm üretimine yönelen çiftçiler destek görmediklerinden bahsediyor.

Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü’ni ziyaret ettim.

1930 ylında kurulmuş enstitü 600 dönüm arazide deneme üretimleri yapıyor.

Bugün 1453 üzüm çeşidi geliştirmişler, 1900 çeşit arı ırk üretilebilir üzümlerin laboratuvar ve arazi çalışmasını tamamlamışlar.

Muhteşem birikim ve uygulama

Çiftçiye bu bilgilerin iletilmesi, çiftçinin bunu kendi arazisinde bilimsel metodlar ve denemelerin ışığında yapabilmesi için elde edilen datalar sadece İlçe Müdürlüklerine seminer ve konferans gibi aktarılıyor.

Bu da üreticinin bilimsel çalışmalara yakın olmasını engelliyor.

Enstitü asarak üzüm kurutma gibi muhteşem yöntemler geliştirmiş.

Çiftçiler hala yere serdikleri üzüm kurumadan yağmur yağmasın diye dua ediyor.

Çünkü yere serdiği üzümler bir yağmur yağması halinde emeklerini de önüne katıp silip süpürecek.

Üreticiyi bilimsel birikimlerden istifade eder hale getirmek, onu yönlendirmek, teşvik etmek, olabilecekleri sahada takip etmek gerek.

Üzüm üreticileri de bir zamanlar Tütün de olduğu gibi bir gün yok olacakları endişesi ve korkusu taşıyor.

Pamuk tarlaları, domates tarlalarının direkli bağa dönüştürüldüğü Manisa ovasında ki dünya’da eşi benzer olmayan sarı altın Üzüm’ü üreten çitçiler devletin teşvik edici, zorlayıcı, denetleyici ama mutlaka Üzüm’ün hakettiği değeri bulması için hakem olmasını arzu ediyorlar.

Son söz şu

Tütün’ü kaybettik. Bari Üzüm’ü kaybetmeyelim.

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*