Fetö’yü yetiştiren Tunagür’dür

Yazılar içinde tarafından yazıldı

Yaşar Tunagür

Türkiye’de ABD derin devletinin bir numarası

Kendisi için hoca diye reklam edilmesine kanmayın.

Tapu Kadastro B grubu mezunudur.

Din adamlığıyla ilgili uzak yakın alakası yoktur.

Köy imamının önünde okuduğunun dışında…

Kendisi yüksek mühendis olarak tanınmak ve tanıtılmak için çok çaba sarfetmiştir.

1965 yılında çıkarılan bir kanunla müftülük ve vaizlik ehliyeti Diyanette yapılan bir imtihanla kendisine verildi.

Fahri Vaiz olarak İzmir’de dolaşan Yaşar Tunagür yeni kanunla müktesep haklı olarak İzmir Merkez Vaizliği’ne atandı.

Oradan da 15.12.1965 tarihinde Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına atanmış…

Hakkında TBMM’de gizli oturum yapılan tek bürokrat olam Yaşar Tunagür için o günkü Cumhuriyet Senatosu araştırma komisyonu kurdurmuştu. Bu komisyon raporunda şöyle diyor.

“ Tunagür, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte izmir’de gezici vaiz olduğundan ve kanun bu unvanı kaldırdığından kendisi müktesebi olan izmir vaizliğine tayin edilip kanunî intibakı ‘bu sureti ile yapılmıştır. Adı geçen, 15 . 112 . 1965 tarihinde, kanunî ehliyeti olmadığı halde – çünkü 633 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (a) fıkrası Başkan yardımcılarından birinin yüksek dereceli din öğretimi gören bir okul veya fakülteden en az ‘birini bitirmiş olmasını şart koymaktadır. Diyanet işleri Başkan Yardımcılığı vekâletine tayin edilmiş ve 1108 saynlı Maaş Kanununun 8 nci maddesine göre ikamet yevmiyesi verilmesi öngörülmüştür. Oysa ki, bu tayinden 4 ay önce, 12 . 8 .1965 tarih ve Emniyet Genel Müdürlüğü Şube I/B, 12723/14172 – sayı : 78075 yazı ile içişleri Bakanlığı bu zatın Atatürk düşmanı, irticaî faaliyetlerde bulunan ve seçimlerde belli bir partiyi desteklemeye hazırlanan bir zat olduğunu Devlet Bakanlığına bir yazı ile bildirmiştir. “

Şimdi sizler Tunagür nereden çıktı diyorsunuz

Biliyorum

Size alakası yok gibi geliyor.

Ama Fethullah’ı başımıza bela eden bu adam.

Kendisi gibi İzmir’de Fahri Vaiz olan Fethullah’ı önce vaiz sonra da İzmir Müftüsü Ahmet Karakullukçu’yu feda edecek kadar kahraman yapmıştır.

İzmir’de fahri Vaizlik’ten merkez vaizliğine geçen Fethullah bölgede artık rahatça kürsüye çıkar olmuştur.

Fahri Vaiz iken müftünün ve cami imamının iznine bağlı vaaz edebilen Fethullah artık rahatça vaaz edebilmektedir.

Kısa Kırklareli (Burada Ermeni patriği Şinork Kalutsiyan’a yazdığı mektupla ünlüdür)ve Manisa vaizliklerinin ardından Tunagür’ün desteğiyle Bornova Vaizi olarak İzmir’de devşirmelerine devam etmiştir.

Şimdi herkes televizyonlarda günah çıkarıyorlar.

Biz o gün de bu yükselişi yadırgamış eskilerin tabiriyle buraya bir mim koymuştuk.

Tabii

Gözden kaçırmamamız gereken şudur

Tunagür ABD derin devletinin Türkiye’deki bir numarasıdır.

O Fethullah Gülen Cemaleddin Kaplan gibileri devşirmiş büyütmüş ve zamanı geldiğinde kullanmıştır.

Cemaleddin Kaplan Adana müftüsü yapılmıştı.

En sonunda Almanya’ya kaçtı. BND’nin desteğiyle orada yaşadı. Ölünceye kadar fitnesini sürdürdü ve sonunda kendisini İslam Halifesi ilan ederek öldü.

Almanya’da kaplancılar hala var. Oğlu post da oturuyor.

Meseleyi CIA’nın uzun soluklu bir projesi olarak düşünürsek ve amacın İslamı sulandırmak ve tavsatarak müslümanların kafasını karıştırmak olduğunu öne alırsak neden Tapu Kadastro elemanından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı, neden Vaizden Terör örgütü lideri devşirildiğini anlayabiliriz.

Bakın beyler

Amerika Anadolu topraklarına önce Abdulhamid Han’dan aldığıHastane açma izni ile girebilmiştir.

Gaziantep, Sivas, Tarsus gibi bölgelerde önce hastane hizmeti vermiş, ajanlarını oraya doktor olarak yerleştirebilmiştir.

Maaşlarını kendisinin verdiği ABD hastanelerini Amerikan kolejleri takip etmiştir.

Anadolu topraklarındaki ilk ajanlık faaliyetleri böyle başladı.

Sonra

Maliyetli olan bu projenin yerini yerli iltihakçılar yerli işbirlikçilerle parasını devletin ödediği ve devlet imkanlarının kullanıldığı, müslümanların inançlarının da istismar edilerek sömürüldüğü, zekatlarına sadakalarına, yapacakları hayırlara bile ambargo konulduğuna şahit oluyoruz.

“Eğer onlara vermezsem beni bitirirler” diyen bir çok zengin tanıyorum.

Metro’nun sahibi Galip beyin verdiği haraca karşı makbuz istemesi değil mi onu cezaevine gönderen…

Milletin kurbanlarını keseceğiz diye vekalet alıp kesmeyen, bir de o listeleri saklayan kişiler şimdi hakim önünde.

Bir öğrenci grubu için burs temin etmek için arkadaşlar arasında yaptığımız kısa görüşmeden 2 saat sonra beni arayan tanımadığım bir kişi

-Siz bursları toplayın Bize verin Biz gereğini yaparız

demişti.

Vermedik tabii

Ama

Bu baskılara maruz kaldık.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*